|
|
 |

Mehmet Rıza ÜNLÜ
1953/3 Tertip -İstanbul
Topçu onbaşı, gitarist, solist..
(Keşan Orduevi askerlik sitesinin kurucu editörü)
15 Eylül 1953 tarihinde Ankara,Çankaya, Saraçoğlu Mahallesi’nde ikamet ederken, Mevki Hastanesi’nde dünyaya geldim. Babamın subay olarak, Milli Savunma Bakanlığı’nda görev yapması nedeniyle Ankara’da doğdum. 2 Kasım 1973 - 25 Mart 1974 Eğitim Birliğiİzmir-Bornova, 57. Topçu Tugayı, Karargah ve Karargah Bölüğü, Çavuş Talimgah Taburu, Ateş İdare Takımı, 4.Manganın, 5’inci askeri..
1 Nisan 1974 – 5 Mayıs 1975 Usta Birliği Keşan Subay Orduevi Orduevi’nde gitarist-solistlik görevinin yanı sıra, diğer arkadaşlar gibi kapalı sinemada da görev yaptım. 4. Tümen Komutanlığı’na bağlı Keşan Subay Orduevi’nde bir orkestra elemanı idim.
Orkestramız, aynı zamanda “4.Tümen Orkestrası” olarak tanınıyordu. O bölgede tek askeri orkestra “Keşan Orduevi” orkestrası idi. Orgda Erkan, Davulda Aziz ve Kaya, Bas gitarda Nafi ve ben de Solo-Ritm gitarda yer aldım, aynı zamanda solistlik görevini de yürüttüm. Yaklaşık bir yıllık askerlikle birlikte devam eden müzisyenlik hayatı 5 Mayıs 1975 günü tezkere izni ile son buldu.
Hayatımın yeni dönemine yaşadığım İstanbul/ Kadıköy’de, “Start” verdim. İlk etapta yarım kalan eğitimimi tamamlamak üzere Akşam Ticaret Lisesi’nde öğrenime başladım. Çalışanlara yönelik açılan okul 4 yıllık eğitimi amaçlıyordu. Gece okula devam ederken, Yüksek Mimar Mühendis olan ağabeyim Ercüment ÜNLÜ’nün bürosunda da iş hayatına adım attım.
Evrak takibi, İmar İşleri, Banka irtibatı gibi bir çok konudan sorumlu idim. Hafta sonları da bir yandan Fotoğraf Kursu’na devam ettim. Edindiğim Kodak marka mekanik bir makine ile bol bol fotoğraf çektim. Dağ, tarla, arazi, deniz, hayvanlar, doğa fotoğrafları benim vezgeçilmez konumdu.
İnsan yaşantılarını fotoğraflamayı da seviyordum. Belli birikime sahip olduktan sonra, çektiğim fotoğrafları kendim tab etmeye karar verdim ve malzemeleri satın alıp, evde odamda “karanlık oda” kurdum. Çektiğim fotoğrafları artık kendim tab edip basıyordum. Ayrıca, akşamları sınıf arkadaşlarımın fotoğraflarını çekip kartlara bastıktan sonra getirip satıyordum. Böylelikle harçlığımı da fazlasıyla çıkartabiliyordum.
1976 yılı yaz döneminde “İngiltere’de İngilizce Kursu” olanağı buldum.Öğrenci olmam sebebiyle hatırı sayılır indirimle katıldım. Londra’nın Kuzey Doğusu’nda yaklaşık 4 saatlik uzaklıkta Manş Denizi sahilinde kurulmuş, “Denes Holiday Village” adındaki tatil köyünde “İngilizce Kursu”na başladım. Hem kurs, hem tatil olduğu için eğlenceli idi.. Londra dahil gezmediğim yer kalmadı. İlk ve Orta eğitimime özel bir kolejde devam ederken, İngilizce ders saatlerinin fazla ve yoğun olması nedeniyle temel olarak zaten çok iyi derecedeydi. O nedenle hiç sıkıntı çekmedim, rahat dialog kurabiliyordum.
Tam üç ay kaldım… İş bulmak hiç zor olmadı.. Ancak, annemin rahatsızlığı nedeniyle Türkiye'ye ye dönmek zorundaydım. Zaten, bir süre sonra da kaybettik.. Allah rahmet eylesin....
Fotoğraf sevgisi hızla devam etti
Bir ara bazı tanıdıklar aracılığı ile “Gazete”de çalışma fikrini çok benimsedim. Zira, çektiğim fotoğrafların gazetede yayınlanması ve o fotoğrafın altında imzamı görmek son derece heyecan ve verecekti.“Tercüman Gazetesi”nin o zamanki Genel Yayın Müdürü Güneri Civaoğlu’nun karşısında buldum kendimi.İstihbarat Şefi Fuat Kaçar(Allah rahmet eylesin) ile tanıştırdılar..Ve.. o gün bugün derken 38 yıl sürdü “Gazetecilik” serüveni ve hala daha aynı heyacanı ile devam ediyor.
Özetlersem:Dünya Haber Ajansı, Interpress Haber Ajansı, Tercüman, Tan, Günaydın, Sabah, Akşam, Yeni Günaydın Gazeteleri ile sözlü Basın uzun bir süre devam etti.Bir ara, Kanal E Tv’ye geçerek "görsel basın" yaşantısına da girmiş oldum böylece..
Ardından, Kent Tv, E Tv, Marmara Tv, Technology Channel Tv, Rumeli Tv dahil; her alanda muhabirlik (1980'de Sıkıyönetim muhabirliği dahil), yazı işleri redaktörlüğü; büro şefliği TV'lerde muhabirlik, haber editörlüğü, belgesel ve program metin yazarlığı yaptım..
Askerlikten sonra arkadaşlar arasında veya aile toplantılarında da eğlenmek amacıyla gitar çalıp şarkı söylemeyi sürdürdüm. En sevdiğim tür olan Latin müziğine yöneldim ve iyi bir repartuar oluşturdum.1988 yılında bir fırsat bulup, Raimundo 118 modeli hakiki İspanyol yapısı klasik gitar satın alma şansını yakaladım.
1990 yılında yapılan tensikatlar nedeniyle çarpan piyango yüzünden, bir süre boşta kalınca müzik yapmak için kollarımı sıvadım.Biri Klasikci diğeri de Flamenkocu olan çok iyi gitar çalan iki arkadaşla grup kurarak, bir çok kafe ve restoranda Latin-Türkçe Nostalji müziği sunduk..Çok beğenildi…Para da kazandık..Ancak, Gazetecilik mesleği yeniden beni dürttüğü için tekrar soluğu TV’lerde alıp editörlüğe başladım..
1997 SSK’dan emekli oldum, ancak çalışmayı sürdürdüm.
Mesleki örgütümüz olan, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC) üyesiyim ve “Sürekli Basın Kartı”hamiliyim. 37 yaşında Seda adında bir kız evladımız var.
2020 yılının başlarında yeni bir TV’nin oluşumu için kolları sıvadık adı "Haber İstanbul TV" . Ancak Covid 19'un yaygınlaşması üzerine kanalımız 3 ay kadar dayanabildi.. Personelin işine son verildi ve kanal yayın hayatına sona erdi. Bizler de, Hayat Eve Sığar(HES) moduna geçerek evlere kapanmak zorunda kaldık.
Pandemi sıkıntısı geçip ülkede herşey normale dönünce maske bile artık kullanılmamaya başlandı. Ve artık müzik hayatının da önü açılınca yeniden müzik hayatına döndüm. Sergiler düzenlenince davetler almaya başladım. Müzik süreci de böylece kendi yolunda devam ediyor, kısmet olursa devam edecek...
Herkese selam ve sevgilerimle…
|
|
 |
|
|
|
|